11 Ocak 2014 Cumartesi

Az daha bir yıl dolacakmış

Neredeyse bir yıl önce Pi'nin Yaşamı'na gidip hayran olmuştum. Yeniden tek başıma sinemaya gittim ve yine iyi geldi. Walter Mitty'nin Gizli Yaşamı ( http://www.imdb.com/title/tt0359950/?ref_=nm_knf_i3 )


Filmdeki en etkileyici şeylerden biri David Bowie'nin Major Tom'u (Space Oddity) oldu, ne harika bir şarkıymış meğer. Nedense çarptı beni...



Facebook'ta yukarıdaki videoyu paylaşıp altına şunları yazdım:  Şuna eminimki 1960'lar-1990'ların pop-rock türevlerini seviyorum, öncesinde ve sonrasındaki müzikler (klasik, jazz hariç) bana pek hitap etmiyor, bugün Walter Mitty'nin Gizli Yaşamı adlı filme gittim, gayet güzel bir seyirlik, anlayana alt mesajları da var ama filmde beni en çok etkileyen David Bowie'nin Major Tom'u oldu, güzel müzik ve güzel film her bünyeye iyi gelir.

Bu blog amacına daha ulaşamadı, yine 80 kg'ım, adımsayarımı da kullanmaya devam ediyorum, bugün 14368. Orhan geçen bir yılda çok güzel konuşmayı öğrendi, İngilizce çok sayıda sözcük de biliyor, sayılara çok ilgisi var, yakında okumayı bile kendi kendine sökecek. Yani oğlum gelişimini güzel bir şekilde sürdürüyor. 


12 Şubat 2013 Salı

Anaokulu

Orhan 6 Şubat 2013 Çarşamba mahallemizdeki Nadire Çocukevi'nde oyun grubuna başladı. Aynı gün alıştı:)) Burası 20 yıllık bir kurum, başındaki yönetici olan pedagogla uzun sohbet ettik. Bu ay haftada iki kere birer buçuk saat gruptaki arkadaşlarıyla oyun oynayacak. Çok sevdi. sonraki aylar, yarım gün göndereceğim, çeşitli seçenekler var, birinden karar vereceğiz. Bugün ikinci haftamız, Orhan'ı öğretmenine emanet ettim ve yakın mesafede yürüyüş yaptım. Bir cafede Türk kahvesi içip e-maillerime baktım. Paylaşım için bu sayıda iki yazı hazırlıyorum. Biri Eylülde gittiğimiz Tire'deki keçe ustası hakkında, telefonla röportaj yapacağım.


 
İdeal kiloma ulaşma çabalarım devam ediyor, yürüyüşlerim azalmıştı ama son günlerde biraz daha gayret ediyorum, dün 9179 adım atmışım, bugün 10 bini geçecek.

Orhan'ın güzel kelimelerinden:
otobüs = obütüs
İhsan = İhsak = İhsam


3 Şubat 2013 Pazar

Şubat Tatili

Sekiz gün önce kuzenim Zeynep, çocukları Cansın, Batu ve İpek bize geldi. Yıllardır gelmelerini istedim ve sonunda gerçekleşti. Çocuklar Şubat tatilinin bir bölümünü bizimle geçirdiler, başta Orhan olmak üzere hepimiz güzel vakit geçirdik. Geçen hafta Pazar günü Harbiye Askeri Müze'ye gittik, Orhan mehter takımının büyük davulu olan "kös"ü hemen öğrendi ve çok tatlı kös diyor. Bir gün evde kaldık, Salı günü de İstanbul Oyuncak Müzesi ve Haydarpaşa Garı'na gittik. Beşinci günde Zeynep'ler Bursa'ya döndü.

Bu süre zarfında ne yazık ki boğazımı tutamadım, birkaç gün dışında günde yaklaşık 7-8 bin adım attım ve ne yazık ki Ocak ayında verdiğim kiloları geri aldım, bu bağlamda Şubatta 4 kg vermem gerekiyor. İdeal kiloma ulaşma konusunda tabi ki çok umutluyum.


Dün ise harika bir şey yaptım. Tek başıma sinemaya gittim. Life of Pi, Ang Lee'nin filmi, çok etkileyiciydi. Sanırım 4 yıldan fazla süredir tek başıma sinemaya gitmemiştim, bunca zaman sonra çok iyi bir seçimdi. http://www.imdb.com/title/tt0454876/?ref_=sr_2 Yeniden seyretmeyi çok isterim. 

23 Ocak 2013 Çarşamba

19.126 adım

Son üç günde güzel yürüyüş yaptım. Pazartesi 12.784 adım, Salı bir kere markete çıktık devamında evde yürüyüşle 10.104 adım, dün ise market ve akşam üzeri Erenköy'e gidiş-geliş 19.126 adım. Aerobik adım ise 10.138, mutlu oldum. Erenköy'e gidiş sebebim Afrikalı Leo'yu almaktı. Orhan'a hamileyken BU'den arkadaşım Emre'nin önerisiyle yayınevleri için bir kitap redaksiyonu yapmıştım. Sonunda yayınlanmış. Geçen hafta yayınevine gidip görmüştük, ellerinde fazla olmadığından verememişlerdi ama kitapta adımı göstererek indirimli alabileceğimi söylediler. Ben de sonunda dün aldım: 

Dün Murat Orhan'a "çocuk" dedi ve oğlum yine meşhur cevabını verdi: "çocuk diil, Oan", komik şey.

Orhan'ın kelimeleri:

ekmek = epke
çorap = çobat
Pokoyo = Kokoyo

19 Ocak 2013 Cumartesi

Orhan'la resim yaptık

Dün gece ablamda kaldık. Tüm gün sadece 8850 adım attım ama bugün 10.000'ini yürüyüş bandında olmak üzere toplam 12526 adım. Bugün yediklerimi böylece hakettim:)) Yatana kadar en az 500 adım daha atmış olurum. Birkaç gün tartılmayacağım. Bakalım souç istediğim gibi olacak mı?


Orhan'la teyzesinde resimler yaptık. Kuru, pastel ve sulu boyalarla. Marketlerde et, tavuk gibi şeyler için kullanılan plastik tabakları baskı malzemesi olarak kullandım. Pinterest'te görmüştüm (http://pinterest.com/pin/435230751458723618/). Bunun üzerine kurşun kalemle desen yapıp üzerini sulu boya ile boyadım ve kağıda baskı yaptım. Çok pratik Orhan'la daha fazlasını yapacağız.

Orhan'ın hayal gücü hızla gelişiyor. Dün gece teyzesindeki oyuncak hayvanlarının her birine bizim adımızı verdi, büyük antilop Şule, küçük antilop Orhan, gri fare Sibel, kahverengi fare Volkan, ren geyiği Güner, yeşil dinazor babame, böyle devam etti. Bakkalcılık da oynuyoruz. Hafta içinde babaannemize gittiğimizde başlamıştı ilk kez. Oyunu kim kurdu farketmedim, Orhan'a "bana bakkalda peynir al" deyince masanın altına girip çıkıyor ve elime istediğimi getiriyordu. Bakkaldan ekmek, süt, yoğurt, kabak, kek ve daha pek çok şey istedik, hepsini neşeyle getirdi. Teyzesinde de aynı oyunu oynadık.

18 Ocak 2013 Cuma

Yeniden merhaba

En son buraya yazdığımda "2 hafta geçmiş" demişim, ne komik şimdi de şöyle demem lazım: "3 yıl 11 ay geçmiş"... İçeriği değiştiriyorum. Buraya Orhan ve kendim hakkında yazacağım.

Orhan 1 Nisan 2010'da doğdu, güzel güzel büyüyor. Uzun uzadıya neler oldu anlatmayacağım, bu zaten anılarımızda, çektiğimiz fotoğraflarda ve videolarda var. Bugünden itibaren Orhan'ın gelişimini haftada en az bir kere buraya yazmak istiyorum. Bir de kendi gelişimimi :)

Bir yıl içerisinde ideal kiloma, 57 kg'a ulaşmayı hedefliyorum. Ayda sadece 2 kg verirsem bunu başarırım. Kendimi bu blog aracılığıyla motive edeceğim. Şu an 80 kg civarındayım, hamilelik sonrası kilolarımı veremedim. Karbonhidrat bağımlılığımı yenmek, her gün en az 10.000 adım atmak, akşam yemeği yememeye gayret etmek temel yapacaklarım arasında yer alıyor.

Sabah tartı : 80.45 kg  oysa 3 gün önce 79:55'tim. :((

Orhan'la dialog:
Şule: Orhan Beeeey....
Orhan: Orhan Bey diil, Oan

Orhan hemen her gün yeni bir sözcük söylüyor, en yenilerden biri: çukutata




9 Şubat 2009 Pazartesi

İki hafta geçmiş

Sabah işe giderken yeni sanal günlüğüme iki haftadır hiç bir şey yazmadığımı düşündüm. Bir önceki hafta sonu Mudanya-Bursa'da iki güzel gün geçirdim. Hamam sefası yaptım, arkadaşım Nalan'ı gördüm, teyzemlere ve Bursa'daki komşulara uğradım. Velhasıl-ı kelam Bursa iyi geldi.

Önceki hafta sonu ise iki gün 7'şer saatlik bir Sözlü Tarih Atölyesine katıldım. O da iyi geldi. Sözlü tarihle 15 yıl önce üniversitede aldığım bir ders sayesinde ilgilenmeye başlamıştım. Yaklaşık 200 kişi atölyeye katıldı. Verimli bir çalışmaydı.

Yürümelerimi aksattım, işler hızlandı, dergi için yazmam gereken 2 konu var. Bu sabah işe giderken hep bunları düşündüm. Herşeye rağmen sabah yürüyüşlerimi aksatmamam lazım. Hoş dün (Pazar) günü epey yürüdüm ama bir yürü bir yürüme olmuyor. Devamlılık esastır.